Funda Arar: Şöhret benim için ikinci planda
26 yıldır müzik sektöründe. Sayısız hit şarkıya imza attı. Çizgisini hiç bozmadı, hep müziğini ön planda tutmayı tercih etti. Şimdilerde de yeni albümünün heyecanını yaşıyor...
Funda Arar, “Tüm Şehir Duydu” adlı bu yeni çalışma vesilesiyle evinin kapılarını Kelebek’e açtı. Bizi tüm misafirperverliğiyle karşılayan sanatçıyla müzikten aile hayatına uzanan samimi bir sohbet gerçekleştirdik.
◊ “Tüm Şehir Duydu” albümünüz çıktı, hayırlı olsun. Tüm şehir bu albümle neyi duyuyor?
- Teşekkürler... Yılların emeğini, güzel yapmaya çalıştığımız şarkıları duyacaklar. Duyguları çok yoğun şarkılar. Hüzün hissedecekler. Bazen mutluluk hissedecekler. Izdırap hissedecekler. Her türlü duyguyu barındıran bir albüm oldu. Uzun yıllardır albüm yapmıyordum. O nedenle üzerinde uzun süre çalıştık. O emeği hissedeceklerdir diye düşünüyorum.
◊ Artık single çağındayız. Albüm, bu düzene bir başkaldırı mı?
- Single tatmin etmiyor benim dinleyicimi. O kadar çok mesaj alıyorum ki “Albüm ne zaman gelecek? 9-10 şarkılık albüm istiyoruz” diye... Bir de biz sürekli müziğin içindeyiz, sürekli çalışıyoruz, üretiyoruz. Çok değerli müzisyen arkadaşlarımdan çok güzel şarkılar geliyor. Onlar da çok birikti. Albüm yapalım, hepsini bir araya toplayalım dedik. Albümün heyecanı bambaşka. 10 şarkı var bu albümde. Mümkün olduğunca kliplendirip dinleyiciyle paylaşmaya çalışacağız. Benim yaptığım şarkılar genelde sindirilmesi gereken şarkılar.
◊ Derin şarkılar dinleyicide zamanla yer ediniyor, değil mi?
- Evet. Derin şarkılar kalıcı oluyor. Kariyerimde 26 yıl oldu, dile kolay. Tabii ki yeniliklere açığım. Yeni sound’lar kullanılması lazım, o ayrı mevzu ama kendi tarzınız ve çizginizden de çok sapmamanız gerekiyor. Yoksa dinleyici kitlenizi hayal kırıklığına uğratmış oluyorsunuz.
◊ Çizginizi bozmadınız ama aynı zamanda kendinizi de yenileyerek kariyerinizde ilerlediniz...
- Tabii yeni sound’lar denedim, düetler yaptım. Yapmak da lazım. İnsan hep tekdüze olmaktan sıkılıyor. Çünkü sanat yapıyorsunuz ve sanat çok geniş bir kavram. Popüler kültürde de birçok şeyin değiştiği bir durum söz konusu. Her kesime bir şekilde ulaşmaya çalışıyoruz.
◊ Albümle alakalı dinleyicilerinize bir mesaj vermenizi istesek, ne dersiniz?
- “Tüm Şehir Duydu” birkaç senedir üstünde çalıştığımız, özel repertuvarı olan bir albüm. Çok iyi besteciler, çok iyi söz yazarlarıyla çalıştık. Biz çok sevdik. Dinleyen herkesin de seveceğini düşünüyorum. Çok çalıştık, çok emek verdik. Umarım beğenilir, duygularına tercüman olur.

Fotoğraflar: Murat ŞAKA
BU SEKTÖRDE BİLDİĞİNDEN ŞAŞMAMAK LAZIM
◊ Günümüzde her kesime ulaşabilmek daha zor değil mi?
- Bizim durumumuz o kadar bıçak sırtı ki... Onca yıldır sizinle olan bir kitle var. Onların bir beklentisi var. Ama diğer yandan yeni trendler var. Gençlerin dinlediği tarzlar ve müzikler var. Onlara da bir şekilde ulaşmanız lazım. Çok zor bir durum yani.
◊ Sizin istikrarlı şekilde sektörde ilerleyebilmenizin sırrı nedir?
- Ben hep müziği ön planda tuttum. İşimi doğru düzgün yapmaya çalıştım. Benim için şöhret, makam bunlar hep ikinci planda kaldı. Çünkü ben konservatuvar okudum ve müzisyen olarak yetiştim. Hem bunun ağırlığıyla hem de biraz fıtratla alakalı. “Aman millet şimdi ne dinler, bir de ondan yapalım”ın peşine düşmedim. İşinizi disiplin içerisinde iyi yaptığınız, üretime ve yeniliğe açık olduğunuz zaman bu kendiliğinden oluyor diye düşünüyorum.
◊ Bu 26 yılda sektörün size öğrettiği en büyük şey ne oldu?
- Sektörde kendi bildiğinden şaşmamak gerekiyor. Herkesin dediğine kulak asmamak, güvenmemek lazım.
BİZİM CAMİADA POHPOHLAYAN ÇOK
◊ Bu konuda hata yaptığınız, hayal kırıklıkları yaşadığınız oldu mu hiç?�
- Muhakkak oldu. Hepimizin üzüldüğü, hayal kırıklığı yaşadığı, hatalar yaptığı zamanlar olur hayatta. Bizim sektörümüzde ekip çok önemli. Pohpohlayan insanlardan her zaman kaçındım ben. Çünkü dost acı söyler.
Sizi pohpohlayan, iyiliğinizi istiyormuş gibi görünen ama aslında öyle olmayan kişileri etrafınızda barındırmamanız gerekiyor. Fikirlerine gerçekten güvendiğiniz kişilerse tabii ki söylediklerini değerlendirirsiniz, o ayrı mevzu ama bu tarz insanlar çok var bizim camiamızda.
◊ Geçenlerde yapay zekâyla ilgili açıklamanızla gündeme geldiniz. “Emek hırsızlığı” dediniz. Sizin teknolojiyle aranız nasıl?
- Teknolojiyle aram gayet iyi ama bu yapay zekâ sanat alanında olmaz, olamaz. “Aşk temalı bir şiir yaz” diyorsun, yazıyor. “Hadi şimdi de bunu bestele” diyorsun, besteliyor. Bu senin besten mi olmuş oluyor şimdi?
Yapay zekâ onu yaparken daha önce yazılmış şiirlerden faydalanıyor. Kendi yaratamaz çünkü. Melodiyi de var olan bestelerden alıp harmanlayarak çıkarıyor. E bu hırsızlık değil mi? Hırsızlık. Seste de aynı şey oluyor. Kabak tadı verdi zaten. Her yerde yapay zekâ solist sesleri duyuyoruz. Artık anlaşılıyor.
SAHNEDE BABAMI TANIMAM
◊ Müzik haricinde sizi çok görmüyoruz. Anne ve eş olan Funda’yla sanatçı Funda arasında nasıl bir fark var?
- Evde herkes gibi kendi halimizdeyiz. “Bugün ne yiyeceğiz, ne yemek pişirelim, eve ne lazım?” gibi sorularla geçiyor zaman. Ben de herkes gibiyim, markete de giderim, pazara da giderim. Ama sahne başka bir şey. Sahnede babamı tanımam.
Yani sahnede starsın, evet. Ama sahneden indikten sonra özel yaşamına ve sade vatandaş haline dönmen gerekiyor. Öyle olmazsan delirirsin. Bütün hayatı o şöhret aurası içerisinde geçirirsen, bu sefer psikolojik problemler ortaya çıkmaya başlar. Onu bir kenara itmen lazım. Bunu karıştıranlar var. Mesleğini icra ettikten sonra o işi orada bırakman lazım. O şöhreti özel hayatına taşırsan, işte o sıkıntı.
◊ Nasıl bir annesiniz? Evhamlı mı, despot mu?
- Evladınız varsa evham var demektir. Hele büyüdükçe bu evhamın daha çok artacağını tahmin ediyorum. Ben yeri geldiği zaman sert bir anne olabiliyorum. Elimden geldiğince bütün sevgimi göstermeye çalışıyorum. Ama bence disiplin de önemli. Öyle çocuğun her dediğini yapmak olmaz. Biz de öyle yetiştirilmedik. Ben nasıl yetiştirildiysem çocuğumu da öyle yetiştirmeye çalışıyorum.
◊ Müzik dolu bir evde büyüyor Aras. Kendisinin ilgisi var mı?
- Okul orkestrasında klarnet çalıyor, ayrıca piyano dersleri alıyor. Bilgisayara meraklı. Tarihe çok meraklı, sosyal bir çocuk. İleride müzisyen olmak ister mi bilmem ama pek öyle gözükmüyor.

MUTLU EVLİLİĞİN SIRRI İDARE ETMEYİ BİLMEK
◊ Febyo Taşel’le 22 yıldır evlisiniz. Nedir mutlu evliliğin sırrı size göre?
- Aile saadetimiz arada bozulmuyor mu? Bozuluyor. Hatta Aras, ben, Febyo böyle birbirimize girdiğimiz oluyor. Küskünlükler, dargınlıklar, kızgınlıklar olabiliyor elbette. Ama bir evliliğe baş koyduysanız, idare etmeyi de bilmeniz lazım.
◊ Peki eşle müzik yapmak daha mı konforlu?
- Muhakkak konfor alanları var. Yani “Hadi buna bakalım, hadi şöyle yapalım” dediğin anda yanında. O konfor alanı çok önemli, çok özel, çok iyi tabii. Ama biz işimizi ve özel hayatımızı birbirinden ayırdık. Bunu başardık. Birbirimize gerçekleri söyleyebiliyoruz. Dürüst olmak gerekiyor.
İÇLİ KÖFTEDEN YAPRAK SARMASINA NE İSTERSENİZ YAPARIM
◊ Bakım sırlarınızı merak ediyorum. Özel yaptığınız bir şey var mı?
- Gerçekten yok. Senelerdir cilt bakımına gitmedim. Çok hoşlanmıyorum oralarda vakit geçirmekten. Elbette kullandığım bakım ürünleri var ama biraz genetik gence. Çok şanslıyım o anlamda. 12-13 yaşımdan beri spor da yapıyorum.
◊ Bilmediğimiz bir hobiniz var mı?
- Yemek yapmayı severim. İçli köftesinden yaprak sarmasına, el açması böreğine kadar ne isterseniz yaparım. Bana terapi gibi geliyor. Deşarj yöntemi oldu benim için yemek yapmak.
ŞÖHRET BENİM İÇİN İKİNCİ PLANDA
◊ Sosyal medyayla aranız nasıl? Yorumlara bakar mısınız?
- Bütün gününü orada yaşayanlar var. Benim genelde işlerimle, konserlerle ilgili paylaşımlarım oluyor. Bazen güzel bir yere gittiysem onu paylaşıyorum. Şarkı paylaştıysam yorumlara bakmaya gayret ediyorum. Çok şükür kötü yorumlarla pek karşılaşmıyorum.
ATAKÖY KONSERİ SÜRPRİZLERLE DOLU
◊ Yoğun konser maratonunuz sürüyor. Solo konserlerinizin yanında Kubat’la senfonik konserler de veriyorsunuz...
- Evet... Eylülde Antalya ve Denizli konserlerimiz var. 26 Eylül’de İstanbul-Ataköy’de konserim olacak. O albüm lansmanı gibi de olsun istiyorum. Sürprizlerle dolu bir sahne olacak.
Kaynak: Hürriyet / Kelebek




Benzer Haberler
Funda Arar: Şöhret benim için ikinci planda
Daha 17'nin kovboy yıldızı
Serdar Ortaç ve Suat Aydoğan'dan Yıllar Sonra Yeni Düet: "Ta Kendisi"
Harbiye’de Argiros ve "İrtifa Kaybı" Esprisi
NR1 magazin Yaz konserlerini evinize getiriyor
YENİ SEZONUN MERAKLA BEKLENEN DİZİSİ "HAMAL" SETE HAZIRLANIYOR
ZEYNEP BASTIK’A BAKÜ’DE YILDIZLI KARŞILAMA
ÇAKKIDI SAVAŞLARI BAŞLADI! AYLİNCE'DEN REKABETE İLK YORUM NR1 MAGAZİN'DE